Site İçeriği
 Anasayfa
 Neler Yeni
 Dernek
 Yazılar
 Yazı Ekle
 Üyelik
 Üyeler
 Forum
 Albüm
 Sanal Yıllık
 Linkler
 Şiir
 Köşe
 Günlük
 Buluşma
 Kültür-Sanat
siteye giriş
rumuz
şifre



 şifremi unuttum
 üye ol

           



Siteyi son 24 saatte 7 farklı üye ziyaret etti.








 

Bir Yolculuk Hikayesi

Sıkılmıştı şehrin gürültüsünden, huzursuzluğundan ve insanı boğan egzoz kokulu havasından. İlk fırsatta kaçıp gideceğim dediği tatile işinden fırsat bulup anca çıkıyordu. O güne kadar onca plan yapmıştı gideceği yerle ilgili. Ne zaman valizi hazırlamaya başladı sonunda kavuştuğu kısa süreli özgürlüğünden olsa gerek aşağıdan yukarıya doğru ilerleyen ne olduğunu çıkartamadığı hormon beynini kapladı ve alıp gitti canım planlarını. Zaten ne zaman çok istediği bir işe girme fırsatı bulsa içini gıdıklayan bu hormon ya ellerinde ufak titremelere ya sesinde kısa süreli düğümlenmelere ya da böyle aklından fikirlerin uçup gitmesine neden oluyordu. Demek ki istediklerimi çok sık gerçekleştiremiyorum ondan heyecanıma mukayyet olmayı beceremiyorum dedi içinden. Öyle değil midir, insan istediklerini sürekli elde etse hayatında heyecan verici hormon da bir yerde dur diyecek bu kıpırdanmaya. Öğrencilik hayatından kalma bir alışkanlıktı valiz hazırlarken oluşturduğu şarkı listesini bir yandan dinlemek, şimdi de bilgisayarından “Rise and Fall” çalıyordu, yükselen hormon yavaş yavaş inmişti şarkıdaki gibi. Planlar uçmuştu ama artık düşünebiliyordu, farklı bir iş yapıp alıp valizi çıkayım dedi. Otobüs garına geldiğinde perondaki otobüslere göz gezdirdi, tabelaları okuyordu sırayla. Aklına yatan olmayınca tabelasız olana atlamaya karar verdi, bagajı verirken nerede ineceksin sorusuna cevabı olmayan kahramanımız bu taraf Harem abi diyen adama tamam ben de orada ineceğim dedi. İstanbul tabelası yazan daha afili bir otobüs vardı ona mı binseydim diye bir an düşündü ama valizi vermişti artık. Hem bu otobüs daha boştu ve eskiden yaygın olan içerden bilet kestirme geleneği de devam ediyordu. Yolculuğun başında yanındaki koltuk boştu ve genişliğin verdiği rahatlıkla derin bir uykuya daldı. Harem, hani şu inince tarihi yarımadayı gördüğüm otobüs garı. 7 yaşındayken gitmişti İstanbul’a, bu ikinci gidişi olacaktı, mutluydu. Muavinin ağzına sokarak konuştuğu mikrofonun kulak tırmalayan sesiyle uyandı, yanı dolmuştu, kibar bir bayan yavaşça kulağına sokularak dedi ki; “Günaydın”, hayır olamaz kibar bir bayan değil bu bizim patron. “Günaydın Selim, git evine orada uyu masayı meşgul etme bari!”.
“Rüyanda görürsün o tatili, bu çalışmayla.”
Yaz okulu ve stajla dolan yaz tatilime ithaf ediyorum.


said-x, 24.06.2010

Hit:286|| Puan :1[1 kişi oyladı]  
editörün diğer yazıları
Mezun İftarları
Meram Fen Liseliler Derneği 11.Geleneksel Pilav Günü
Mükemmeli Aramayın
MFL FEST 2010
Tebrikler Konyaspor
Meram Fenliler Çalışıyor
Meram Fen Lisesi Ankara- İstanbul Gezisi
Yurtdışı Eğitim Ve Work&Travel
Meram Fen Liseliler Derneği Yeni Yönetim Kurulu
 

Dumansız hava sahasını destekliyoruz.


 


Son Zamanlarda Neler Olmuş?


 Forum(1)


 Bugün Doğanlar
[basdanaci]

[1 ay] [1 hafta] [24 Saat]




Copyright 2003-2006 (C), meramfenliler.org
tasarımonurcc - Sayfa olusturulma zamani: 0.251 saniye